Enes Ünal, Bursaspor altyapısında yaşı daha 16. Takip etmek lazım bu cocuktan adam olacak gibi duruyor.
2 Ağustos 2013 Cuma
Bizim Mahallenin Çocukları
Küçükken maç yaptığımız mahallelerdeki çocuklar gibi hepsi son derece profesyoneller fakat bir o kadar da amatör duyguları içlerinde barındırabiliyorlar.
-Valdes, Puyol ve Xavi, mahallenin abileri ne olsa hemen onlara söylenir onlara danışılır takıma yeni biri geleceği zaman onlardan izin alır, takımın ağır abileridir.
-İniesta ve Messi, onlarda abilerinin arkasından gelirler hemen esas ön plana onlar cıkar golleri onlar atar abilerinin yanında çocuk gibi sevinirler, onlarsız olmaz bu takım.
-Pique ve Fabregas, onlar da bu mahallede doğdular aslında ama bir ara babalarının işi sebebiyle başka bir mahalleye taşınmak zorunda oldular çok geçmeden eski mahallelerine döndüler tabiki hiç yabancılık çekmeden yerlerini aldılar abilerinin yanında.
-Alves, Mascherano, Pedro ve Alexis, mahalleye sonradan taşınmış taşra çocukları aynı zamanda en belalıları ama abilerinin gözüne girmeyi başardılar onlar da bu mahallenin ve takımın olmazsa olmazları.
Belki de bu yüzden bu takımı hepsi bizden biri aslında hepsini mahallemizdeki abilermiş gibi seviyoruz sanki bizden önce onlar vardı da daha sonra mahalleyi bırakıp Nou Camp'da oynamaya başlamışlar gibi.
Yine her sezon olduğu gibi El Clasico'larda ekran karşısına geçip Barcelona'yı izlicez, onlar kazandıkca biz mutlu olcaz. Diğer mahallenin çocukları (Real Madrid, Bayern, Manchester United) kaybetsin isticez.
Forza Barcelona !
Paolo Henrique
Sezona çok iyi başladı, hem kafa olarak hem de fizik olarak sahada. 3 Avrupa Ligi maçı ve 4 gol, rakipler güçsüz belki ama yine de lige moralli başlaması için güzel bir istatistik.
Trabzon'un forvet sıkıntısı devam ediyor orta saha ve defansı bi şekilde halletmiş durumdalar şuanda Malouda ve Bosingwa taraftarı biraz olsun yatıştırdı, aynı zamanda kadroyu 1 kalem yukarı taşımış oldu. Son olarak forvet hattına yapılacak bir transfer ile ilk 5 için iddialı bir takım haline gelebilirler.
Not: Forvet için son olarak Newscastle United'da forma reklamı krizi yaşayan Papiss Cisse gündeme geldi, gelirse Sow etkisi yaratır.
2009 yılında, ilk blogumda paylaştığım bir post okuyunca burda da paylaşayım dedim.
"
" kazım`a
merhaba kazım,
nasıl geçiyor günlerin orada?
sen sevmezsin heyecansız yaşamı. her şey düzenlidir şimdi oralarda. karmşa yok, trafik yok.
istiklal caddesi var mı orada da? mis sokak`ta kaçak çay veren garsona kızdığın gibi " rize çayı" getirin bana diyor musun oradaki hizmet eden meleklere de? yeşil parkanı giyip yağmurlu günde taksinin ön koltuğuna otururken taksici seni tanımasın diye dua ediyor musun hala?
hamsi pişiriyor musun orada? pişirirken de "ben seni sevduğumi dünyalara bildurdum" türküsünü söylüyor musun? sahi kazım cennette hamsi var mı gerçekten? hamsi olmadan cennet bile çekilmez değil mi?
güzelliğini hopa dağlarından almış sesinle " dido`yu söylüyor musun?
manu chao`nun konser vermesi için orada da uğraşıyor musun?. hala st.pauli galip gelince seviniyor musun?
pazar günleri trabzonspor´un maçlarını radyodan mı dinliyorsun hala?
spikerin mikrofonarımız avni akerde diyene kadar sıkıntıdan patlıyor musun? aytekinin verdiği bordo-mavi çubuklu (reklamsız) formanı mı giyiyorsun hep? yenildiğimizde ağlıyor musun hala?
kazım bir kemençe veya bir tulum çalan bulabildin mi orada?
yalnız mısın orada?
kalabalık mı trabzonspor tribünleri?
dozer cemil`de orda mı?
birini daha soracağım sana kazım;
1996 yılında 12 yaşındayken şampiyonluğu kaçırdığımız için kendini incir ağacına asan şehidimiz mehmet dalman`ı gördün mü. mutlaka cennette karşılaşmışsındır. ne yapıyor memedim? iyi mi? büyümüş mü kazım? o trabzon şivesi ile yanına gelip sana o soruyu sordu mu? ona acı haberi verdin mi kazım?
"memedim 22 yıl oldu ve trabzonspor hala şampiyon olamadı" dedin mi ona? söylemeseydin keşke. dayanamaz memedin yüreği. bir kez daha yıkılmasın o küçük dünyası.
sarıldın mı ona sıkıca? daha çok küçük o kazım.. sıkı sarıl ona.hiç bırakma. kimsesi yok orda memedin. onu ilk kez trabzonspor maçına getiren babasını çok özlemiştir şimdi. babalar gününde sarıldın mı ona? sana hediye almak isterdi ama parası yoktur ki orada memedin. olsaydı eğer bil ki son kuruşuna kadar paraya kıyıp sana bir kaşkol alırdı. en güzel bordo-mavi duyguyla örülmüş.
orada da havalar karadeniz dağlarındaki gibi soğuk mudur mu acaba? havalar soğuyunca sıkı sarıl ona kazım. senin yanında götürdüğün bordo-mavi çubuklu formayı ona ver. daha çok küçük o. üşümesin memedim. sen de bilirsin o forma sıcak tutar adamı. çoooook sıcak
koynunda uyut onu. hopa`ya giderken zigana dağlarına bakan gözlerinle bak ona. trabzonspor diye bağıran dudaklarınla öp onu. söyle ona: „memedim, 22 yıl oldu şampiyon olamadık. ama şampiyonluk için uşaklar hala uğraşıyor"
bir de kazım
trabzon maçını izleyenler arasında trabzon 100-0 yenilse bile televizyona en yakın oturan, en çok çay içen, en çok bağıran ve lakabı kama yılmaz olan birini görürsen bil ki o da benim babamdır. senin gibi onu da kanser aldı bizden. bir bayram sabahı memedi de yanına alıp benim için babama bir kez sarılır mısın ve söyler misin ona: „ yılmaz amca oğlun evlendi. 20 gün önce de kızı oldu.ve kızına senin doğduğun köyün adı alona'yı vermişler. babası alona'nın kulağına ezan okuduktan sonra şampiyon trabzon" diye seslenmiş demeyi de unutma emi....
memede sıkı sarıl. o daha çok küçüktür. söz. şampiyonluk kupasını alınca bir senin bir de memedin mezarına getireceğiz. değil 22 yıl, bin yıl beklesek dahi..... "Yavuz Saltık
Bir karışıklık olmasın bu mektup Yavuz Saltık tarafından Kazım abimize yazılmışdır bende takip ettiğim bloglardan biri olan http://cizgilerinefendisi.blogspot.com/ da gördüm ve buradada paylaşmak istedim. "
1 Ağustos 2013 Perşembe
Napoli – Edison Cavani – Rafa Benitez
Öncelikle Cavani’nin PSG’ye transferiyle başlayalım, tam tamına 64.5 milyon euro karşılığından PSG’li oldu Uruguaylı forvet. Napoli’de kuşku yok taraftarların gönlüne taht kurmustur 108 maçta attığı 74 gol hiç de azımsanmayacak bir rakam. Gelelim ardından olanlara, Benitez bu sezon geçti takımın başına kaleyi eski öğrencisi Reina’ya teslim etti, İspanyol sol kanat için Udinese’den Pablo Armero’yu getirdi 4 milyon euro karşılığında. Ofansif bölgeye PSV’den Dries Mertens, bir dönem adı Fenerbahce ile de anılmıştı, bonservisi tam tamına 13 milyon euro.
Yukarıdaki transferlere harcanan para 17 milyon euro civarında ve henüz hiçbir yıldız gelmemişken. Ardından Benitez başladı Cavani’den gelen 65 milyonu harcamaya ve yine memleketinin takımı Madrid’e yedirdi parayı bi nevi PSG parayı dogrudan Real Madrid’in hesabına göndermiş oldu zaten gözden cıkartılmıs Callejon – Albiol – Higuan 3lüsüne tam tamına 58 milyon euro gibi bir para harcadı sadece bonservislerine, Real Madrid için kısa günün karı zaten gözden çıkarılmıştı bu 3lü.
Sonuç olarak Arabistan’dan gelen sıcak para önce Fransa oradan da İtalya aktarmalı İspanya’ya geçti daha sonraki postumuzda Madrid’in bu sezon ki transfer ücretlerini yazacagım.
Transfer gelirleri: 67.200.000 €
Transfer giderleri: 79.450.000 €
Net: 12.650.000 €
Kaydol:
Yorumlar (Atom)

